Hüma Kuşu Nedir?

Huma kuşu, kökeni Eski Türklere kadar dayanan, binlerce yıldır efsanelerde varlığını sürdüren bir kuştur. Huma kuşu ile ilgili farklı Türk boylarının farklı yorumları olsa da ortak inanış konduğu yere mutluluk ve huzur getirdiği yönündedir. Efsanelere göre Huma kuşunun canlı olarak görülmesi mümkün değildir. Görülmeyecek kadar yükseklerde uçan Huma kuşunun, ayaklarının olmadığını söyleyen efsaneler bile mevcuttur.

Aslında Huma kuşu benzeri figürler hemen her mitolojide mevcuttur. Huma kuşu bugün bu isimle anılır, fakat Eski Türk efsanelerinde Huma kuşunun eşi Umay olarak kabul edilebilir. Umay eski Türklerde evlerin huzurundan ve mutluluğundan sorumlu önemli bir Tanrıdır. Bazı Türk lehçelerinde Kumay, Humay, vs. isimlerle de anılır. Umayın gittiği yere huzur ve mutluluk götürmesi ile aynı şekilde Huma kuşunun gittiği yere huzur ve mutluluk getirmesi karşılaştırılırsa efsanenin kökeni daha iyi anlaşılacaktr. Bunların dışında Yunan efsanelerinde Phoenix (Feniks), Arap efsanelerinde Anka kuşu, çeşitli Uzakdoğu ve Ön Asya kültürlerinde de Tanniao, Rokh, Simurg gibi isimlerle anılan; aynı niteliklere sahip kuş figürleri bulunmaktadır.

Huma kuşu ismindeki Huma Farsça kökenli bir sözcük olarak kabul edilir fakat yukarıda yapılan açıklama göstermektedir ki ‘Umay’ kelimesi ile ‘Huma’ kelimesi arasında bariz bir ortak köken vardır. Bir diğer görüşe göre Huma kuşu Arapça’da ruh anlamına gelen ‘Hu’ ile su anlamına gelen ‘ma’ kelimelerinin birleşiminden meydana gelmiştir fakat bu pek kabul gören bir görüş değildir.

Türk kültüründe Huma kuşu ile ilgili inanışlar sadece huzur ve mutluluk getirmesi ile sınırlı değildir.

İnanışlara göre Huma kuşunun gölgesine denk gelen kişi padişah olur, o devlet refaha erir ve güçlenirdi. Bu inanışlar sebebiyle Huma kuşu ‘devlet kuşu’ veya ‘talih kuşu’ gibi isimlerle de anılır. Bu tabirler de günümüze kadar varlığını devam ettirmiştir.

Huma kuşunun Türk kültüründeki siyaset, devlet, inanç yönündeki etkilerinin yanı sıra, Türk edebiyatı da Huma kuşu figürüne sık sık rastlanan bir alandır. Tahmin edileceği üzere eski Türk kültüründeki deyişlerde (tabi Umay ismiyle) epey çok rastlanır. Daha sonrasında ise Selçuklular ve Anadolu’ya gelişten sonraki Türk halk şiirinde Huma kuşu olarak bu figürün kullanımına devam edilir. Fakat Arap ve Fars edebiyatının baskın etkisi ile saray çevresinde geliştirilen divan edebiyatında Huma kuşu figürü kısmen terk edilip, bunun yerine Arap veya Fars kültürlerindeki figürler ve benzetmeler (gül, bülbül, vs. kalıplar en çok kullanılanlar olmak üzere) kullanılmıştır.

Bugün bile Anadolu’nun birçok yöresinde benzer hikayeler bulunması, Huma kuşu adıyla olmasa bile ‘talih kuşu’, ‘devlet kuşu’ gibi tabirlerin kullanılması, Eski Türk kültürünün tamamen akıllara kazınmış bazı temellerinin hala kültürümüzde yaşamakta olduğunu göstermektedir. Huma kuşu da bu temel figürlerden biridir. Birçok Anadolu türküsünde (örneğin: Huma kuşu yükseklerden seslenir), İran havayollarının armasında, Özbekistan’ın devlet armasında bulunan Huma kuşu figürleri bu efsanenin gerçek hayata geçirilmiş halidir.


Hüma; aslında bir kuş türüdür. Çoğumuz ismini bile ilk kez duyuyor olabiliriz. Bildiğimiz kuşlardan kendine özgü eşsiz özellikleriyle ayrılan, bizleri hayretler içerisinde bırakabilecek bir kuş türüdür.

Hüma, Okyanus adalarında veya Çin’de yaşadığına inanılan efsanevi bir kuştur. Hüma halk arasında” Devlet kuşu”, “talih kuşu” ve “cennet kuşu” olarak da bilinir. Serçeden biraz büyükçe yeşil kanatlı, sarı gagalı ve boz saksağanı andıran, güzelliğiyle görülmeye değer insanda hayranlık uyandıran bir kuş türüdür.

Hüma kuşu ile ilgili çeşitli söylentiler vardır.Hatta eskiden boş bir alanda hüma kuşu uçurulur ve kimin başına konarsa, o kişinin Devlet Başkanı olacağına, işinde en iyi konuma geleceğine inanılırdı.Hatta hüma kuşu göklerde uçarken gölgesi kimin başına düşerse, o kişinin padişah olacağına inanılırdı. Bunun için hüma kuşuna büyük değer verilmiş, hep uğur getirdiğine inanılmış, bolluğun simgesi haline gelmiştir.

Hüma kuşu Osmanlı Devletinde de büyük ilgi görmüştür.Osmanlı padişahlarının da hüma kuşları gibi uğur getirdiğine, bolluğun simgesi olduğuna inanıldığı için hüma kuşları Osmanlı padişahlarının sembolü haline gelmiştir.

Hüma kuşları ile ilgili söylentilerden biri de; Hüma kuşunun ayaksız olduğu ve çok yükseklerden uçtuğu için dirisinin de asla ele geçmediğidir.Bir rivayete göre de Hüma zararsız hayvanlara asla bir şey yapmaz, sadece yırtıcı kuşları avlar ve kemiklerini yermiş.

Hüma kuşunu öldürmenin uğursuzluk getireceğine inanılmış hatta bile bile öldüren bir kişinin kırk gün içinde öleceğine inanılmıştır. Hüma aynı zamanda masal kahramanı bir kuştur.


Huma Kuşu Nedir ?

Huma kuşu cennet kuşu olarak da adlandırılır. Kelime kökeni olarak Arapça ruh anlamına gelen ‘hu’ ve su anlamına gelen ‘ma’ kelimelerinden oluştuğu söylenebilir. Serçeden biraz daha büyük, parlak sarı gaga ve yeşil kanatlara sahiptir.

Huma Kuşunun Kökeni

Kökeni eski Türklere kadar uzanır. Binlerce yıldır süre gelen birçok efsanede adı geçer. Türk edebiyatına da çokça konu olmuştur. Gittiği yere huzur ve mutluluk getireceğine inanılan Huma Kuşu’nu canlı görmenin mümkün olmadığına inanılır çünkü çok yükseklerden uçar ve hatta bazıları ayakları olmadığı, hep uçtuğunu söyler. İnanışa göre gölgesi üzerine düşen kişi hükümdar öldükten sonra yerine geçer, bu sebeple ‘Talih Kuşu’ ve ‘Devlet Kuşu’ isimleri de kullanılır.

Eski edebiyatı deyişlerinde oldukça kullanılan Huma ve Umay sonraki dönemlerde Selçuklu ve Anadolu eserlerinde adını Huma Kuşu olarak almış ve öyle kalmıştır. Fakat ilerleyen zamanlarda saray çevresinde benimsenen Arap ve Fars kültürü divan edebiyatıyla Huma yerini başka figürlere bırakmıştır. Efsanelerde anlatılan Huma Kuşu’nun eşi Umay ise eski Türk inanışında ana dişi olarak anılan, evlerin huzur ve bereketinden sorumlu olan bir tanrıdır.

Huma Kuşu Efsaneleri

Huma kuşu efsanesi Türk ve Pers milletlerinde etkisini azaltsa da hala sürdürmeye devam ediyor. Örneğin Özbekistan’ın bayrağında huma kuşu figürü bulunur. İran Cumhuriyeti hava yolları uçaklarında huma kuşu baskısı bulunur. Anadolu türkülerinde izlerini sürdürür, Erzurum yöresine ait huma kuşu türküsü bunun en güzel örneğidir.

Her mitolojide bereket, refah için kullanılan Huma Kuşu’na benzer kuşlar ve figürler vardır. Örneğin Yunan mitolojisinde Phoenix, Arap mitolojisi Anka ve Uzakdoğu mitolojisinde Simurg adındaki kuşlar Huma Kuşu ile çok benzer nitelikler taşımaktadır.

Huma Kuşu Türkü Sözleri

Huma kuşu yükseklerden seslenir,
Yar koynunda bir çift suna beslenir.
Sen ağlama kirpiklerin ıslanır,
Ben ağlam ki deli gönül
Belki bir gün uslanır.
Sen bağ ol ki ben bahçende gül olim.
Ben aşkından yanıp kül olim.
Sen bey, ben kapında kul olim.
Koy desinler,bu da bunun kuludur.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here